Yükselen Döviz Kuruna Rağmen Yurtdışında Eğitim Almak Mantıklı mı?

"Lise son sınıfta eğitim gören bir öğrenci olduğumuzu hayal edelim. Önümüzde zorlu bir süreç olan üniversite sınavı var. Bunun için zorlu bir maratona girmemiz gerekiyor. Bu maratonda başarılı olamadığımız takdirde bir güne bağlı olan gelecek planlarımız daha yolun başındayken heba olabilir. Bu noktada karşımıza iki seçenek çıkıyor..."

Globalleşen dünyada coğrafi mesafeler fiziksel olarak kısalmaya başladıkça öğrencilerimiz arasında yurtdışında eğitim alma fikri cazip olmaya başlamıştır. Gerek üniversite sınavında öğrencilerimizin adeta bir yarış psikolojisine girmesi, gerekse ülkemizdeki özel üniversitelerin yüksek fiyatları ve mezuniyet sonrası yabancı dil yetisi yeterli olmadan kapasitesine göre iş bulma şansının yüksek olmaması öğrencilerimizi arayış içine itmektedir. Tüm bu zorluklara rağmen geçen sene OECD raporlarına göre ülkemiz genelinde 1,5 milyar dolar yurtdışı eğitim için harcama yapılmıştır. Bu rakam dünya genelinde 100 milyar doları bulmaktadır.

Bu konuyu irdelemeye şöyle devam edebiliriz. Lise son sınıfta eğitim gören bir öğrenci olduğumuzu hayal edelim. Önümüzde zorlu bir süreç olan üniversite sınavı var. Bunun için zorlu bir maratona girmemiz gerekiyor. Bu maratonda başarılı olamadığımız takdirde bir güne bağlı olan gelecek planlarımız daha yolun başındayken heba olabilir. Bu noktada karşımıza iki seçenek çıkıyor biri güzel ülkemizde ve ailemizin yanında bir elimiz yağda bir elimiz balda kalmak veya uzaklara gidip özlem çekmek, farklı bir ülke içinde farklı kültürlere adapte olmaya çalışmak ve ilgili döviz kuru üzerinden maddi bir bedel ödemek. Bu ikinci seçenek geleceğimizi garanti altına almak adına yapılan mantıklı bir yatırım mı? Gönül ister ki kendi evimizde, kendi ülkemizde en iyi şartlarda okuyalım ve yabancı ülkelere muhtaç olmayalım. Maalesef bazen şartlar bizim arzu ettiğimiz gibi olmuyor ve hayat bazen bizi farklı ufuklara yelken açmaya zorluyor. 

"...Akıl karı olan minimum dört yıl ciddi bir maddi harcama yapıp sonunda tecrübesiz eleman olarak asgari ücret ya da biraz daha iyisine iş bulmak mı? Yoksa hem eğlenip hem değişik kültürleri tanıyıp gerek eğitim aldığımız ülkede gerek kendi ülkemizde yaptığımız harcamaların karşılığını almak mı? Kendinizi tek seçenek ile sınırlamayın..."

Çok çalışkan ve çok başarılı bir öğrenci olabiliriz, deneme sınavlarında çok başarılı sonuçlar elde edebiliriz, hayalimiz doktor, mühendis veya avukat olmak olabilir. Ancak o büyük gün geldiğinde doktor olma hayallerimiz sınavda kaçıracağımız soru sayısına bağlı olarak bizi mühendisliğe veya fen bilimleri ile alakalı başka bir bölümü tercih etmek zorunda bırakabilir. Bu duruma kader deyip razı olabiliriz. Peki, minimum dört sene daha emek verip ya mezuniyet sonrasında iş bulamazsak ya da düşük maaşa hiç yoktan iyidir diyerek istemediğimiz bir işi kabul etmek durumunda kalırsak buna da kader deyip geçecek miyiz?  Hâlbuki bizim iş hayalimizde severek çalışmak, okul için yaptığımız maddi harcamaların bedeli geri dönüşümünü sağlamak değil mi? Akıl karı olan minimum dört yıl ciddi bir maddi harcama yapıp sonunda tecrübesiz eleman olarak asgari ücret ya da biraz daha iyisine iş bulmak mı? Yoksa hem eğlenip hem değişik kültürleri tanıyıp gerek eğitim aldığımız ülkede gerek kendi ülkemizde yaptığımız harcamaların karşılığını almak mı? Kendinizi tek seçenek ile sınırlamayın. 

"...Bu konuda dikkat etmeniz gereken yurtdışı eğitim firmasını seçerken ince eleyip sık dokumanızdır. Tecrübeli bir yol gösterici sizi hedeflerinize en kısa sürede ulaşmanızı sağlayacaktır..."

Hayallerimizden asla vazgeçmemeliyiz; çünkü bizi ileriye götürecek olan tek şey hayallerimizdir. İnsan kendi geleceğini kendisi belirler hayatta hiçbir şey kader ya da tesadüf değildir. Önemli olan doğru kişilerle karşılaşıp doğru seçimleri yapmamızdır. Mevlana’nın dediği gibi ‘iyi dostu olanın aynaya ihtiyacı yoktur’. Tecrübeli bir yol gösterici sizi hedeflerinize en kısa sürede ulaşmanızı sağlayacaktır. Bu konuda dikkat etmeniz gereken yurtdışı eğitim firmasını seçerken ince eleyip sık dokumanızdır. Danışmanlarınız mutlaka yurtdışında eğitim görmüş ve bir öğrencinin yurtdışına gittiğinde beklentisinin ne olacağını çok iyi bilen kişiler olmalıdır. Nasrettin hocanın dediği gibi damdan düşmüşün halini ancak damdan düşmüş anlar. Size hayal satmaya çalışanlardan uzak durunuz.

Madem yüksek kurlar bizi yıldırmıyor o zaman hedefimize sağlıklı bir şekilde ulaşalım. Eğitim için yapılan yatırım asla zarar değildir. Genç nüfusu çok fazla olan bir ülkede yaşıyoruz, bu da demek oluyor ki rakibimiz çok; bu sebeple hedefimiz daima bir adım önde olmak olmalıdır. Bunun için size gerek vize prosedürleri konusunda yardımcı olabilecek, gerek hedefinize doğru adımlarla ilerlemenizi sağlayacak ve en önemlisi dürüstlükten asla taviz vermeyecek danışmanları tercih etmeyi ihmal etmeyin. Sonuç olarak ciddi bir yatırım yapıyorsunuz bunun karşılığını geri alabileceğiniz ve sizi doğru hedeflere götürecek uzmanlar ile çalışınız.

Yusuf Hulki ÖCAL
Yurtdışı Eğitim Programları Direktörü
Türkiye Ofisi


Kendinizin, çocuğunuz yada bir yakınınızın geleceğine yatırım yapmaya başlamak ve Yurtdışı Eğitim Programları ile ilgili merak ettikleriniz için şimdi siz de Abacus Yurtdışı Eğitim web safyalarını inceleyebilir, Facebook, Twitter ve Instagram'dan bizi takip edebilir ve bizimle hemen iletişime geçebilirsiniz!

Yurtdışı Eğitim Programları ile ilgili daha detaylı bilgi almak için Abacus Yurtdışı Eğitim'e mail atın veya iletişim formunu doldurun. Yada bizi 0212 293 99 93 numaralı telefondan arayın.

Size değer katacak olanaklarla ilgili her biri alanında uzman Yurtdışı Eğitim Danışmanlarımız ile iletişimde olun!